UMUDA acılacak bir pencereniz olsun her zaman... doktorunuzun tavsiyesi!.. her türlü soru ve önerileriniz için emindoktor@yahoo.com.tr

31/7/2006

kuş gribine karşı yeni aşı



İlaç şirketi GlaxoSmithKline, insanlar için yeni bir kuş aşısı geliştirdiğini açıkladı. Aşının, kuş gribine karşı yüzde 80’den fazla koruma sağladığını belirtiliyor. Ancak Glaxo yetkilileri, araştırmaların devam ettiğini, aşının piyasaya 2007’de çıkarabileceklerini söylediler...

İngiliz ilaç şirketi GlaxoSmithKline, kuş gribinin insanlarda ölümüne neden olan H5N1 türü virüsüne karşı aşı geliştirdiklerini duyurdu. Ancak araştırmalarının devam ettiğini bildiren şirket, şu ana kadar yapılan denemelerden olumlu sonuç aldıklarını belirtti. Virüse karşı insanlarda yüzde 80’den fazla koruma sağladığı belirtilen ilaç üzerinde araştırmalar sürüyor. Şu ana kadar yapılan deneylerde, 3,8 mikrogramlık dozun etkisini gösterdiği saptandı. Ancak Glaxo çalışanları, daha az dozda etki yaratmaya çalıştıklarını belirtiyorlar.

GlaxoSmithKline Yönetim Kurulu Başkanı Jean-Pierre Garnier, kuş gribi salgınına karşı geliştirdikleri aşıya ilişkin araştırmalarının sürdüğüne dikkat çekerek, önümüzdeki aylarda yeni sonuçlar elde edeceklerini kaydetti. Garnier, geliştirmekte oldukları aşıya ilişkin ABD Başkanı George Bush’la görüştüğünü belirtti. Glaxo ayrıca vakıflarla da aşının yoksullara ve kalkınmakta olan ülkelere nasıl sağlanabileceğini görüşeceklerini duyurdu. Glaxo, denemelerin sonuçlanmasının ardından aşıyı 2007 yılında piyasaya sürmeyi planlıyor.

Gloxo’nun araştırmasında, aşıda kullanılan dozun miktarının ne olacağı ön planı çıkıyor. Aşının daha az dozla etki yaratması halinde, firmalar da mevcut aşıdan da o kadar çok sayıda doz çıkarabiliyor. Ancak uzmanlar Glaxo’nun araştırmasında, bu noktada bazı belirsizlikler olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre, aşı için ne kadar sürede doz üretilebileceği, toplu üretimin nasıl sağlanacağı ve virüsün mutasyona uğrayarak insandan insana geçmesi halinde ise ne şekilde etkili olacağı bilinmiyor.

Şimdiye dek 132 kişi öldü

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, ölümcül H5N1 virüsü nedeniyle dünyada şu ana dek 132 kişi hayatını kaybetti. Aslında kümes hayvanlarına görülen bu hastalık, çeşitli yollarla insanlara da bulaşıyor. Ancak insandan insana geçtiğine dair henüz bir bulgu yok, bilim adamlarını bu konudaki araştırmaları ise sürüyor. Bu yöndeki en büyük endişe, virüsün insandan insana geçmesi durumunda, dünya çapında büyük bir salgına yol açması.



29/7/2006

görünmez adam olmak mümkün

İnsanlığın gerçekleşmemiş arzularınınbaşını çeken görünmezlik teorik olarak mümkün, ama atılması gereken birkaç küçük adım daha var. İşte atılması gereken son adımlar...
Araştırmacılar, ışığın ve diğer ışınım biçimlerinin bir nesne etrafında bükülme yolunu değiştirebilecek yeni maddelerin, bir nesnenin görünmez olmasını mümkün kılabileceğini belirtiyor. Bir nesneyi gizlemek ve onu ışık, kızıl ötesi ışın, kısa dalgalar ve belki de sonardan gizlemek için deneysel ''öte-maddeleri'' kullanma fikri taşıyan iki araştırma ekibinin yolları araştırmaları sırasında kesişti.
Ekibin üzerinde çalıştığı teoriye göre, Star Trek filminde uzay gemilerini ya da küçük büyücü Harry Potter'ı görünmez kılan pelerinler, belki de gerçekten mümkün.
Bu fikir, elektromanyetik dalgaların en hızlı, ama zorunlu olarak en kısa olmayan, yolu aldıkları ışığın kırılma özelliğiyle başlıyor. Kırılma, çok bilindiği gibi, bir kaşığın suya daldırıldığında kırılmış gibi görünmesinin nedeni.
İngiltere'deki St. Andrew Üniversitesi'nden fizikçi Ulf Leonhardt, araştırmalarıyla ilgili olarak Bilim (Science) dergisinin bugünkü sayısında yayınlanan yazısında, ''bir ortamın, içindeki bir deliğin etrafındaki ışıkları deliğin etrafından geçmeye yönlendirdiği bir durumu düşünün'' diyor. Bu durumda, ışık ışınları sanki düz bir çizgide ilerlemişler gibi nesnenin arkasına geçeceklerdir.
Leonhardt, bunun sonucunda ''delik içine yerleştirilmiş bir nesne, gözlerden gizlenmiş olacaktır. Bu ortam, nihai görsel (optik) yanılsamayı yaratacaktır: görünmezlik'' diyor. ''Bu tür araçların üretilmesinin mümkün olabileceğini'' belirten Leonhardt, ''burada geliştirilen yöntemin diğer elektromanyetik dalgalar ve ses dalgalarından kurtulmak için de uygulanabileceğini'' kaydetti.
-UZAY, GİYDİĞİMİZ BİR ELBİSEDİR-
ABD'nin North Carolina eyaletindeki Duke Üniversitesi'nden David Schurig ise kendisiyle yapılan telefon görüşmesinde, bütün fizikte olduğu gibi görünmezlikte de biraz hayal gücü gerektiğini belirterek, şunları söyledi: ''Uzayı, giyilmiş bir elbise gibi düşünün ve iplikleri koparmadan, elbisenin içine bir nesne yerleştirdiğinizi düşünün. Işık veya mikrodalgalar ya da radar, elbisenin iplikleri boyunca ilerleyecek ve yerleştirilen nesneye değmeden nesnenin arkasına geçecektir. İhtiyacınız olan tek şey, doğru madde özellikleridir ve bu durumda ışığı yönlendirebilirsiniz.''
-HAYALET UÇAK TEKNOLOJİSİNDEN FARKLI-
Shurig, bu teorinin, günümüzde radarların tespit edemediği ''hayalet'' bombardıman uçaklarında kullanılan yöntemden farklı olduğunu belirtiyor. Hayalet bombardıman uçaklarının yüzeyine eklenen bir madde radar ışınlarını geri yansıttığı için, uçak radarda görünmüyor. Araştırmacıların geliştirdiği yeni teorideyse bunun yerine, bir nesne öte-maddelerden oluşan bir kabuk içine yerleştiriliyor ve seraba benzer bir yanılsama yaratılıyor.
-ÖTE-MADDE ÜRETME ÇALIŞMALARI BAŞLADI-
Öte-maddeler, doğada bulunan hiçbir şeye benzemeyen bileşik yapılar. Bunlar, ışığı olağan olmayan şekillerde eğme yeteneği gibi, olağan olmayan özelliklere sahip olacak şekilde üretiliyor. Duke üniversitesi laboratuvarlarında öte-maddeler üzerinde çalışmalar başlamış durumda. Bu tür maddeler, uçaklarda veya arabalarda super ince elektronik ürünlerin ya da çok etkili lenslerin üretilmesini mümkün kılabilir. Londra'daki Imperial College'den John Pendry ile birlikte çalışan Shurigve David Smith, Duke Üniversitesi'nde çalışırlarken, bu tür maddeleri ışığı ve diğer elektromanyetik ışınımları bükmek için kullanma fikrine ulaşmışlar.
Smith, ''bu etkilerin deneysel ortamda elde etmeye çalışacağız. Bunun için atmamız gereken birkaç adım daha var. Bu adımlar üzerinde çalışıyoruz'' dedi.


29/7/2006

Evrenin gizlerini ortaya çıkartacak makine

Evrenin gizlerini ortaya çıkartacak makine


Dünyanın çeşitli bölgelerinde bilimciler, evrenin en büyük sırlarını çözmek amacıyla devasa makineler inşa ediyor. İsviçre'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı- Large Hadron Collider-LHC, dünyanın en büyük ve en güçlü parçacık hızlandırıcısı sayılıyor. Şimdi size bu makine ile ligili ilginç bilgileri ve bu makineyle ne yapılmak istendiği konusundaki bilgileri aktarıyorum.

Büyüklüğü
Halka şeklindeki tünel 24 kilometre uzunluğunda. Dolayısıyla tümü 4 saatte dolaşılabilir. Kapladığı alana bir Bermuda, Monaco ve dört Vatikan sığdırılabilir.

Nerede?
Yerin 80 metre altına gömülü. Cenevre yakınlarındaki CERN parçacık fiziği laboratuvarında Fransa ile İsviçre sınırı üzerinde bulunuyor.

Niçin üretiliyor, hedefi ne?
Big Bang'den hemen sonra oluşan koşulları yeniden yaratarak maddenin temel yapısını ortaya çıkartmak ve varolduğu iddia edilen Higgs parçacığını aramak. LCH, protonları ışık hızına çıkartarak 14.000 milyar elektrovolt'luk enerji ile kafa kafaya çarpıştıracak. Bu, Illinois'daki Fermi Ulusal Laboratuvarı'ndaki Tevatron adlı güçlü hızlandırıcıdan Ğbugün en güçlü hızlandırıcı- 7 kat daha yüksek bir enerjiye eşittir.

Niçin bu kadar büyük?
Aslında LHC'nin niçin bu kadar küçük olduğunu sormak daha doğru. Maliyeti olabildiğince azaltmak istendi. Yeni bir çarpıştırıcı için pahalı bir tünel kazmak yerine, fizikçiler daha önce CERN'de bulunan elektron ve pozitron hızlandırıcısının LEP- yerine LHC için gerekli olan 50.000 tonluk donanımı koydular.

Kim çalışıyor?
30 ülkeden 600 bilim adamı ve mühendis. Türk araştırmacılar da projenin içinde.

Durumu
Mıknatısların üçte biri CERN'e gelmiş bulunuyor. İlk protonun 2007 yılında çarpışması bekleniyor.

Maliyeti ne kadar?
3.2 milyar İsviçre Frangı-yaklaşık 2.5 milyar dolar

Daha büyüğü olacak mı?
LHC hálihazırda yapım aşamasında olsa da, fizikçiler bir sonraki parçacık hızlandırıcısı ile ilgili planlar yapmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar. Şu anda gönüllerinde 30 kilometre uzunluğunda bir makine yatıyor. Bu makinenin, en az 500 milyar elektrovolt'luk bir enerji ile elektron ve pozitronları çarpıştırması düşünülüyor.

Başarabilecek mi?
İngiltere'nin en büyük bahis şirketlerinden Ladbrokes'in sözcülerinden Warren Lush, Higgs'in 2010 yılında bulunma ihtimalini altıda bir olarak değerlendiriyor


28/7/2006

hacı ANELKA




Mütevazi şahsiyetiyle taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurmayı basarmış,güzel futboluyla göz dolduran ve şu günlerde Fenerbahçe'den ayrılması gündeme gelen Fransız oyuncu Nicolas ANELKA nam-ı diğer Bilal ABDUSSELAM'ı hiç böyle görmemiştiniz.O,bu yoğun iş programına rağmen pek çoğumuzun yapamadığı bir işi başarmış...



27/7/2006

regâib kandilimiz mübarek olsun.

Regâib Gecesi'nde rahmet kapıları ardına kadar açıktır

Nebiler Nebisi, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Rasûlü (sas) bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü.

Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor, sonra bırakıyordu. Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Rasûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: “Şu kadını görüyor musunuz?” dedi. Sahabe cevap verdi: “Evet ya Rasulallah!” Allah Rasûlü (sas) tekrar: “Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?” diye sordu. Sahabe “Hayır ya Rasulallah!” karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: “Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez.”

Çok şefkatli ve merhametli olan Allahu Teala, sene içinde kulları için gönül dünyalarında adeta bir manevi hamle yapmaları adına bazı özel gün ve geceler yaratmıştır. İşte bu gecelerden birisi olan Regâib’i gönülden değerlendirmek lâzım.

Regâib Gecesi denilince; “çok lütuf ve ihsan dolu, kıymetli ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” manası anlaşılır. Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi olan Regâib Gecesi, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk habercisi olma şerefini taşımaktadır



http://emindoktor.blogcu.com
Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı